Öğrenelim: Köpekler Kanseri Koklayabilir mi?


Köpeğiniz sadece iyi bir çocuk olmak istiyor. Bu onu bir şeyleri alıp getirmek ve tedavi için oturmak konularında mükemmel yapıyor. Ama bu aynı zamanda onun kanserli hastaları tarama işini muhtemelen alamayacak olmasının nedeni.

Bu köpeğiniz için sadece bir oyun. Doğru örneği buluyor, tedaviyi ettiriyor. Bu köpekleri örneği bulma konusunda mükemmel yapıyor. Burunları kanser türleriyle ilişkili kokuların karakteristik örneklerine bugünkü tüm teknolojilerden daha iyi odaklanabiliyor. Ayrıca bu teknolojiler pahalı ve zaman alıyor. Bir kanser tarayıcısı uygun fiyatlı ve verimli olmalı.

Pennsylvania Üniversitesi Veteriner Fakültesi’ndeki Penn Vet Working Dog Center’ın yöneticisi Cynthia Otto “Köpeklerimizin çoğu ile birlikte bunun bir sayma oyunu olduğunu düşünüyoruz. Köpekler kanser kokusunu tanımlamayı öğrenebilir, ama bu yoğun çalışma gerektiriyor ve test etme süreci hızlı değil.” diyor. 3. dünya ülkesi insanları bu çalışma hakkında Otto ile irtibata geçiyor, çünkü doğruluk oranı çok etkileyici. Sadece bir köpeği eğitimi için ne kadar zaman ve para harcandığının farkında değiller.

Klaus Hackner’ın çalışmasındaki köpeklerden biri kanserli hastayı bulmak için kokunun izini sürüyor.
Taramanın tüm amaçlarına rağmen asıl amaç birçok insanı test edebilmek olmalı. Ve eğer birçok insanda test edersen, taramanın kanserli hastalar ve kanserli olmayan hastaları birbirinden ayırt edebildiğinden emin olursun. Çok fazla hatalı negatif ve pozitiflik veren taramalar işe yarar değil.

Hatalı negatif tarama sonucu, sonuçları negatif çıkan ama aslında kanserli bir grup insanı veriyor. Hatalı pozitif ise aslında kanserli olmayan, ama onlara muhtemelen kanser oldukları söylenen bir grup insan veriyor ve sadece iyi olduklarına karar vermek için çok daha fazla test yapılıyor.

Avusturya’daki Krems Üniversitesi’nde araştırmacı ve köpeklerin nefes örneklerinden kanseri tanımlaması üzerine çalışan fizikçi Klaus Hackner “Tarama testleri için, bir şeyleri reddetmek çok kritik. Eğer bir şeyleri reddedemiyorsan, daha çok test yapmak zorundasın. Köpeklerin daha çok test gerektirmeyen güvenilir taramaya yüksek oranda doğruluk sağladığı kesin değil.”

Otto “Kulağa aşikar geliyor ama köpeklerin makine olmadığını söylemek zorundayım. Her gün aynı performansla çalışamazlar. İnsanların tahminlerinin aksine, köpekler yemekten önce yemekten sonraya göre daha iyi çalışıyor, ama yemekten sonra düzgünce çalışmayan test mantıksız ve güvenilmez gözüküyor.”

“Köpekleri bu amaç için kullanmamızın her zaman doğru sonuçlar vermeyeceğini gösteren pek çok veri var. Kimsenin hayatını riske atmak istemiyoruz.” diyor Otto.

Bu, köpeklerden bir şey öğrenemeyeceğiz anlamına gelmiyor. Köpeklerin burnu insan yapımı teknolojilerin tanımlayabildiği miktardan daha az miktardaki kokuları tanıyabiliyor ve köpeklerin yeteneklerinin kanserli hastaları belirlediğine dair birçok bilimsel kanıt var. Bir şeyleri açık açık belirliyorlar, ama biz bunların ne olduğundan emin değiliz. İdrar, soluk ve direkt biyopsi örnekleri insanların bu zamana kadar algılayamadığı bazı karakteristik kokulara sahip gibi görünüyor. Köpeklerin doğru bir şekilde kanser teşhisi koyduğu koku örneklerine bakarak araştırmacılar kimyasal izleri ne olduğunu öğrenebilir ve bunu test etmek için elektronik yöntemler geliştirebilir.

Köpekler bir şeyleri tanımakta oldukça iyi. Otto ekibinin sık sık yeni örneklerle köpekleri eğitmek zorunda olduğunu söylüyor çünkü köpekler birbirinden ayrı kokuları öğrenmeye başlıyor. Kanseri teşhis ettirmek istediğin köpeğe bunu açıklayamazsın ama insanın özel kokusunu teşhis ettirebilirsin.

Tekrar söylemek gerekirse, bu köpekler için sadece bir ödül oyunu ve bu oyun onları çok zorluyor. Örneklerden en az birini bilemedikleri zaman köpek için neyin ödül olup olmadığını bilemiyorsun. Otto “Eğer doğru değilse sadece yanlış cevabı güçlendirirsin.” şeklinde açıklıyor bu durumu.

Kanseri teşhis etmek için eğitilmiş golden retriever (av köpeği) sahibine bakıyor.
Tabii bütün çalışmalar köpekleri bu şekilde test etmiyor. Keşif köpekleri hakkında yayımlanmış başlıca iki yazıda kanserli beş örnekten birini köpeklerin bulup bulamayacağına bakıldı. Köpekler bu görevde mükemmel (%99) başarıları var. Ama bu bir tarama değil.

Test senaryoda taramaya çok fazla benzediği zaman, Hackner’ın The Journal of Breath Research’te yayımlanan son araştırması ve 2013’ten bir önceki gibi, güvenilirlik düşer. Hackner’ın grubu %78,6 oranda duyarlılık keşfetti. Yani neredeyse dörtte bir hatalı negatif ve %34,4 oranda kesinlik, bu da yaklaşık olarak örneklerin üçte ikisini hatalı pozitif yapıyor.

Köpeklerin iyi çalıştığı zamanlarda bile başarı %100 değil. Bomba ve uyuşturucu keşfi köpekleri %85-95 başarıya sahip (eğiticilerinin farkında olmadan ırksal önyargılarını yansıtma eğilimlerinde bahsedilmiyor). Arama kurtarma köpekleri genelde daha verimli, ama ayrıca duygusal problemler de yaşıyorlar.

Bu köpeklerin insanları bulmaya ihtiyacı var, aksi halde moralleri bozuluyor. 9/11 arama ve kurtarma çalışmaları esnasında acil duruma cevap verenler köpekleri ödüllendirmek için sahte vücut kullanmak zorundaydılar. Kanser tarama köpekleri stresten kaçınmak için aynı şeye ihtiyaç duyuyor.

Hackner “Yöntemdeki değişimler —ödül vermek için sırasıyla pozitif örnekleri saklamak gibi— köpeklerin performanslarını iyileştirmeye yardımcı olabilir.” şeklinde açıklıyor. Köpekler güzel yemek almaları ya da kanser taramaya yardımcı olmak için az eğitime ihtiyaç duymaları olası gözükmüyor. Ama araştırmacılar köpeklerin kanser kokusu üzerine olan araştırmalar için çok değerli olduğu konusuna pozitif bakıyor. Hackner “Her zaman köpek dostlarımız konusunda bilinçli olmalıyız. Onlar sadece iyi bir köpek olmak istiyor.” diyor.

İçerik Kaynağı:
Populer Science Türkiye

Bir format seçin
Liste
Klasik İnternet Dinlenceleri